Hemen yattığım yerden doğruldum.Ve etrafa bakınmaya başladım.Sonra birden bire Alvina’nın yanımda olmadığını fark ettim.Ve kafamı çadırdan çıkararak dışarı doğru baktım.Alvina gölün kenarın da duruyordu.Bende içeri girdim ve uyumak için uzandım.Bende bilmiyorum ama bir şekilde uyumuştum ve güneş açmış,kuşlar ötmeye başlamış,her yer çiçek ve gül kokmaya başlamış ve bulutlar o ihtişamlı maviliğini bana göstermeye başlamıştı.Yine ama yine Alvina yanımda yoktu.Kalktım ve ayakkabılarımı giyindim.Yavaşça kalktım ve derin derin nefesler alarak göle doğru yürümeye başladım.Gölün yanına geldiğimde yere çöktüm ve ellerimi suya daldırdım.Çimenler o kadar yumuşaktı ki.Ama bir terslik vardı.
Ellerimi suya daldırdığımda elime sudan başka sert bir cisim geldi.Gözlerimi açtım ve Alvina’nın ceseti suda yatıyordu.Onu çevirip yüzüne bakacak bir cesaretim dahi olmadı.Ve koşarak eve gittim.Eve girer girmez evdekiler bana korkunç bir bakış attı.Ve bu kez sınırımdaydım.Yeteri kadar onlara şans vermiştim.Onlara karşı korkunç bir çığlık attım.Hem ağlıyor hemde çığlık atıyordum.Her şey bitmişti.Odama girdim ve renkli olan tüm elbiselerimi yırtmaya başladım.Bir kaç saat ağladım.Sadece ağladım.Ve Bir karar aldım.Öğlen saatleriydi artık Alvina’nın cesetini oradan almam gerektiğini düşündüm.
Tüm üstümü değiştirdim.Artık başka bir ben olacaktı.Ve o gittiğimiz yere yeniden gittim.Yanımda kürek falanda götürdüm.Oraya gittiğimde yavaşça gözlerim dolmaya başladı.göle yaklaştım ve Alvinayı gölün içerisinden aldım.Yüzü bembeyazdı,gözleri bembeyazdı,teni bembeyazdı,dudakları kıpkırmızı ve parmakları büküktü.Onu görünce ağlamaya başladım.Biraz onla ağlayarak konuştum ve bir çukur açtım.Ve artık Alvina ile vedalaşarak onu oraya koydum.Çukuru kapatırken çok ağladım aynı şekilde eve giderken de çok ağladım.Ama bunun hesabı ağır olacaktı.En son Alvina ile gittiğimiz birinin yanına gidecektim ve bu işe onunla son verecektim.
I am lost…