SAPLANTILI YOL 3. BÖLÜM

              Burak’ın bu çığlığı baya ama baya yüksek bir desibeli bulmuştu. Bir anda duvardaki kırık taşların arasından örümcekler yuvalarına geri dönmeye başladılar. Burak irkilme değilde daha çok ailesinin kaçırılmasına hırs yaptı. O büyük rakamlı yola  gireceğine karar verdi, adımını attı tekrar attı ve yine attı tam önüne hiçbir şey çıkmıyor derken bir kapı çıktı. Kapıyı açtı ve kapı kendiliğinden çok sert bir şekilde duvara çakıldı, işin şakası Burak kendini çok güçlüyüm diye övüyordu. Tekrar topladı kendini, bir odaya daha vardı .Labirent gibi gidiyordu ard arda olan kapılar. 

           Bu sefer kapıdan son geçişinde heykeller gördü, bu heykeller çok büyüklerdi. Putlara benziyorlardı. Heykellerin birinin elinde ise çok ışıltılı, parlak bir yüzük vardı. Burak’ın almaktan başka çaresi yoktu. Aldı ve ilerledi, kafasına takılan bir şey vardı. Şimdi filmlerdeki gibi bu tür şeyleri aldığımda her yer başıma yıkılmasın diye bir tedirginlik duydu ama hiç bir şey olmadı .Yürümeye devam etti. Kendini bir heykelin daha önünde buldu. Bu heykel eski Mısır Tanrısı Kleopatra’ya benziyordu. Yüzüğü aldığı heykel ise Kleopatra’nın sevgilisinindi. Ne yapması gerektiğini anlamıştı bu yüzüğü Kleopatra heykelinin parmağına takmalıydı. Heykelden bir anda şöyle bir ses geldi. ”Ruhların anısına sen beni dirilttin!..” Bu sözleri duymadan başka bir heykelin arkasına saklandı. Birden başka bir kapı açıldı ve Kleoptra’nın mumyalanmış mezarı açıldı. Burak sadece onu izledi.

3. BÖLÜM SONU 

 

Bu gönderiye oy ver!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir