Bana ‘seni seviyorum’ demişti. Şimdi ne oldu da kız arkadaşını tanıştırıyor.
Şevval:Gitmesen olmaz mı?
Ben:Gitmem lazım çok üzgünüm.
Şevval:Çok mu uzağa gidiceksin?
Ben:İzmir’e gideceğiz.
Şevval:gelirsin dimi?
Ben: tabikide gelirim. Sende gel
Şevval:Bora?
Bora: Efendim?
Şevval:Sen bişi demiyecek misin?
Bora:Ne dememi bekliyorsun? Yolun açık olsun Sude.
3 ay arasında olanlara ne olmuştu. Bora’ya ne olmuştu!?
Ben:Seninde
Şevval:Bora İYİ misin sen ya ne dediğinin farkında mısın? Neyse Sude ne zaman gidiceksin?
Ben: bu ders annemler gelicekmiş.
Şevval: gel son kez konuşalım biraz
5 dakika konuştuk sonra zil çaldı. Derstedydik kapı çaldı ve içeri annem ile müdür yardımcısı girdi. Masama odaklamıştum hiçbir yere bakmıyorum gözümü bile kırpmıyordum.
Müdür yardımcısı Seval hanım: Sude
Ben:…
Seval hanım: hadi canım vedalaş herkesle eşyalarını topla velin geldi.
Ben çıktımı bile çıkarmadan eşyaları topladım. Çantamı masamın üzerinde bırakıp gölgeye baktım gözleri dolu bir şekilde bana bakıyordu. Hızlı bir şekilde gölgenin yanına gidip sıkıca sarıldım okadar sıkıyordumki kollarım ağırmıştı oda aynı şekilde sıkıyordu.
Ben:Bak sıksık görüşeceğiz. Beni aramayı unutursan hemen yanına gelirim döverim seni, duydun mu?
Gözlerimden bir yaş süzüldü.
Şevval:Eğer geliceksen seni aramam ki
Dedi hıçkırarak, kollarından tutarak önümde dikleştirdim akan göz yaşlarımın arasından zorla gülerek,
Ben: sakın öyle bir hata yapayım deme ha.
Şevval: dayanamam ki zaten ararım dakikada bir.
Ben:görüşürüz.
Şevval:görüşelim
Dedi ağzımın kenarı kıvrıldı bu durumda bile güldüre biliyordu beni
Diğer arkadaşlarımla ve öğretmenime vedalaştım kapıya yönelicekken tüm sınıf birden “AŞAĞIYA GELMEK İSTİYORUZ” diye tezehurah yapmaya başladı gözyaşlarım birden sevinç göz yaşına dönüştü güldüm.
Seval hanım: Tamam ozaman sessiz bir şekilde inin aşağı
Dedi. Herkes inmeye başladı aşağı indik Bora sınıfta değildi neredeydi. Tekrardan vedalaşıp arabaya binmeye yöneldim okula son kez bakmak için arkamı döndüm başımı kaldırıp, nefes aldım gözümü açtığımda Bora camdan bakıyordu baktığımı görünce camın önünden çıktı. Geri arabaya dönüp arabaya bindim.
… 2 GÜN SONRA…
Tamamen yeni evimize taşındık. Evimiz dublex idi Kırmızı mavi renkte yukarı kat benim odamdı. Öyle istedim ailem yeni hayatıma başladığım için kabul edip beni kırmadı. Üst katta birtek benim odam ve ufak bir birleşik banyo ve lavabo vardı. Çok hoşuma gitmişti. Odama yeni eşyalar almıştım. Yatağım çift kişilik siyah başlıklıydı özel yaptırmıştı çünkü hiç bir yerde siyah renk bulamamıştım. Hatta odada ki tüm mobilyalar özeldi. Gri bir 3 kapaklı gardolap vardı. Bir tarafı raf bir tarafı askılık yeri alt tarafında da çekmece vardı. Komidinim de gri tenkti 2 çekmecesi vardı. Üstünde siyah bir gece lambası vardı. Yatak örtüsü gri renk aldım her şeyim gri ve siyah renkti çünkü en sevdiğim en uyan renklerden biri siyah ve griydi benim için.
Sabah yeni okul formamı giyip, kahvaltı için aşağı indim annemi bir yanağından öptüm masaya gidip ağzıma yuvarlak şekilde doğranmış salatalığı koydum.
Ben: Günaydın Annee
Annem:Hayırdır niye bukadar neşelisin
Ben:Ağlıyayım mı anne
Annem:Açıkcası ağlamanın bekliyordum böyle görünce şaşırdım
Ben:Anne dünyanın sonu değildi ya hem Şevval’e görüşücemde o yüzden sıkıntı yook.
Dedim. Kahvaltı yaptım ayakkabımı giyip çıktım yürüyerek gitmek istedim hem etrafı tanırdım hemde hava güzeldi. Gölge ile mesajlaşıyordum.
Şevval:Ee nasıl gidiyo
Ben:İdare eder işte şuanda yeni okuluma gidiyorum
Şevval: off ya o okulda senle olmak vardı.
Ben: yani benim için değilde okul için öylemi?
Şevval:Yok ya anladın sen
Ben:Anladım tabikide
Şevval:Neyse ben okula geldim sonra konuşuruz bye bye.
Ben:bye bye
Telefonun ekranını kapatıp önüme baktım. Arkamdan koşma sesi geliyordu. Arkamı döndüm ne göreyim üç tane köpek koşuyordu
Hemen koşmaya başladım önümde bir vardı onun önüne geçtim arkama bakıcak şekilde ceketinin yanlarını sıkı bir şekilde tuttum ve gözlerimi sım sıkı kapatıp durdum. Köpekler geçti burnuma başımı döndürücek çok mayhoş bir koku geldi.
Devam Edecek…