Akşamdı adı bahar mı gül mü güz mü ilk görüşte gülmeye başlamıştı
biraz dalgın sesi titrek selam vermemiştim oysa belki de kırdım istemeyerek
hızlı hızlı yürüyordu kaşını almış dudağını boyamıştı
yüzü sonbahar hüznü güneşe benziyordu gülüşü birden bire geldi beklemiyordum
keskin bir bıçak gibi saplandı aklıma hep böyle cana yakın mı bakar acaba?
Akşamdı uzak bir deniz kenarında oturmuş efkar yakıyordum
karanlık tutmuştu yolları kim bilir kimin boynundaydı
kolları gecelerdir kötümserdim sakallarımı uzatmış durup durup uzakları dinlemiştim
belki de bir zehirli göz tarafından zehirlenmiştim
telefonu geldi aniden dilinde kelimeler bir şeyler söylüyordu
dilinde kelimeler silerek bilmeyerek bir şeyler söylüyordu
gülerek yaz geçti kış geçti benden bir bahar geçti ben bahardan geçmedim
Akşamdı Uyanıktım yatağımda oturuyordum İstanbul mışıl mışıl uyuyordu.
Şimdi ne yapıyordu ne yemiş ne içmişti
nerede dans etmişti gözleri dolu muydu yoksa düşleri dolu muydu
neyse neyse bunları düşünmek istemiyordum kanıma girmişti bir kere
sanki başı göğsümde eli elimdeydi yaşamak sevmekten geçer diyerek
belki de sevdim isteyerek….
Sabahtı O yoktu ben yıkılıp gitmiştim
bir daha ne zaman nerede ne olacağımızı ikimizde bilmiyorduk.
Belki yeni başlayacaktık belki hiç başlamayacaktık belki de başlayıp bitirmiştik
Belki de Belki de…

Nazım Hikmet Ran, 1902 yılında Selanik’te doğmuştur. Şair, yazar ve düşünürdür. Edebiyat alanında şiirler, hikayeler ve oyunlar yazmıştır. Galatasaray Lisesi’nde öğrenim görmüştür. Yükseköğrenimine İstanbul’da devam ederek Bahariye’de tamamlamıştır. Subaylık yaptığı yıllar da olmuştur.
Öğreniminin bir kısmını Rusya’da Moskova üniversitelerinde sürdürmüştür. Rus ideoloji akımlarını yakından takip ederek fikir ve his olarak etkilenmiştir.
Anadolu’da öğretmenlik yapmıştır. Kurtuluş Savaşı sıralarında Bolu’da öğretmenlik görevinde bulunmuştur. Mavi Gözlü Dev, Güzel Yüzlü Şair olarak da lakabı bulunmaktadır. Şiirlerinde ideolojik örgülerden ve insanlığın sorunlarından bahsetmiştir.
Komünizmden etkilenmiştir. 1938 yılında şiirleri yasaklanmıştır. Türkiye’de hapishanelerde yatmıştır. Türkiye Komünist Partisi üyesidir. 11 ayrı davadan yargılanmıştır. Geçtiğimiz yüzyılın en büyük şairleri arasında gösterilmektedir. Çağdaş Türk Şiiri’nde serbest nazım türünde ilk şiir örnekleri sunan Nazım Hikmet, Moskova’ya gitmiştir.
Türk vatandaşlığından çıkarılmıştır. Eserleri birçok dile çevrilerek ödül almıştır. 1963 yılında Moskova’da ölmüştür. Şiirleri 1965 yılından sonra yeniden gündem olarak revaç kazanmıştır.
Çağdaş Türk Şiiri alanında ilk örnekleri serbest nazımla veren Nazım Hikmet, hece ölçüsünü de kullanmıştır. Şiirde bir arayış içine giren Nazım Hikmet zaman geçtikçe duygu ve düşünce bakımında daha olgun ve kendine has şiirler yazmaya da başlamıştır.
Yine harika bir şiir. Eline sağlık.