Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde günlerden bir gün bir kız yaşarmış. Bu kız her sabah kalktığı gibi oyun oynamak için oyuncaklarını hazırlarmış. Yine her zamanki gibi en sevdiği oyuncak atını, ayıcığını ve sapsarı saçlı bebeğini hazırlamış tam oyuna başlarken birinin ona seslendiğini duymuş. Aramış, taramış fakat kimseyi bulamamış. Sonra vazgeçip oyununa geri dönmüş. Birkaç dakika sonra yine birinin ona seslendiğini duymuş. Arkasına baktığında yaklaşık beş santimlik, yeşil elbiseli ve kızıl saçlı olan güzel periyi görmüş. İlk başta biraz şaşırsa da periye kim olduğunu ve buraya nasıl geldiğini sormuş. Peri ona: “Benden korkmana gerek yok ben sadece senden yardım isteyeceğim. ” demiş. Kız şaşkın şaşkın periye bakmış ve sormuş: “Ben sana nasıl yardım edebilirim ki?” demiş. Peri hemen cevap vermiş: “Ülkemiz tehlike altında, Kötü Kral bizim kralımızı öldürüp ülkeyi yönetmeye başladı ve halkımıza çok kötü davranıyor.” demiş.
Kız da hemen atılmış: “Peki ya ben bunu nasıl yapacağım?” demiş. Peri: ” Senin bilmediğin bazı güçlerin var. Örneğin; iyi niyetin, temiz kalbin… ” demiş ve devam etmiş: ” Lütfen, bize senden başkası yardım edemez. ” demiş ve bunun üzerine kız sadece: “Pekala! ” diyebilmiş. Peri sihrini kullanarak kızı da kendisi gibi beş santimlik yapmış ve uçabilmesi için ona kanatlar vermiş. Kız ilk başta zorlansa da yavaş yavaş alışmış. Peri sihrini kullanarak kız ve kendisini başka bir boyuta göndermiş. Burası perinin dünyasıymış ve burası yemyeşilmiş. Envai çeşit bitki varmış. Kız bu manzarayı gördükten sonra biraz rahatlamış. Az gitmişler uz gitmişler ve biraz daha gittikten sonra diğer perilerin yakarışları gelmeye başlamış. Peri ile kız biraz daha gittikten sonra peri durmuş ve kıza: “Artık, yolumuz bu kadar. ” demiş ve kızın eline bir değnek vermiş. Kız değneye şaşkınlıkla bakmış. Peri devam etmiş: “Buradan sonrasını birlikte gitmek çok tehlikeli. ” demiş. Kız periye bakarak sert bir tavırla: “Ne yani şimdi beni tek başıma burada mı bırakıyorsun? ” demiş. Peri: ” Sırtındaki kanatların sayesinde uçup Kötü Kral’ın şatosunu bulmalısın ve tüm iyi düşüncelerine değneği kullanmalısın. “demiş. Kız bir anda ağlamaya başlamış peri onu sakinleştirmeye çalışmış, kız biraz kendisini toparlamış. Peri kızın yapması gerekenleri, değneği nasıl kullanacağını kıza anlatmış. Sonunda: “Ülkemizi sadece sen kurtarabilirsin. Lütfen, dikkatli ol! ” demiş.
Kız derin bir nefes almış ve uçmaya başlamış. İlk başta biraz zorlanarak uçuyormuş. Az gitmiş uz gitmiş dere tepe düz gitmiş. Sonunda Kötü Kral’ın şatosunu görmüş. Biraz daha hızını artırmış. Şatosunu camı açıkmış. Açık camdan içeri girmiş. Kötü Kral arkasını dönmüş ve bir “ah” çekmiş. Kötü Kral: ” Beni elindeki o sopayla mı öldüreceksin?” demiş. Kız sinirlenmiş ve kararlı ve bir o kadar da sert bir tavırla: “Benim amacım öldürmek değil, savaşmak. ” demiş. Kötü Kral gülmüş: ” Kralı nasıl öldürdüm biliyor musun? ” demiş. Kız: “Hayır!” demiş. Kötü Kral anlatmaya başlamış: “Ben aslında eski kralın büyücüsüyüm. Hep ondan nefret etmişimdir. Ben de kılık değiştirdim ve kralı öldürdüm. ” demiş. Kız duyduklarına inanmamış, ağlamaklı olmuş. Tam o sırada değnek devreye girmiş ve etrafa gözleri yakan bir ışık yayılmış. Kız etrafa baktığında kimseyi görememiş çünkü değnek Kötü Kralı yok etmiş. Peri halkı bu duruma çok sevinmiş. Yönetimin başına eski kralın oğlu geçmiş ve kıza minnettar olmuşlar. Kırk gün kırk gece bayram etmişler. Gökten üç elma düşmüş biri peri halkına, biri günü kurtaran kıza, biri de masalı anlatana.
sude masal kurallarına uygun bir yazı olmuş eline emeğine sağlık
Yorumun için ve beni yazım konusunda bilgilendirdiğin için teşekkür ederim.
Eline sağlık Sude.