Bir zamanlar Ela adında bir çocuk varmış Ela`nın ailesinin durumu çok iyiymiş ve Ela Atatürk ilk okuluna gidiyormuş. Annesi bir şirket müdürüymüş, babası ise bir okulda müdür yardımcısı olarak çalışıyormuş. Ela sabahları kalkıp çok güzel bir kahvaltı yapar ve sonra taze sıkılmış bir portakal suyu içip okula gidiyormuş ve yine aynı şey olmuş. Ela okula gittiğinde öğretmenleri Ayşe hanım onlara sınıfa yeni bir öğrenci geleceğini söylemiş, birkaç teneffüs geçtiğinde yeni bir öğrenci gelmiş. Öğretmenimiz bize onun adı Adira yani Türkçe güçlü anlamındadır dedi. Onun çantası yırtıktı, ayakkabı yerine terlik vardı ayağında. Öğretmenimiz onun Suriye’deki savaştan ailesiyle kaçıp, İstanbul’a geldiğini söyledi . Hepimiz çok tuhaf karşılamıştık .Eve geldiğimde anneme anlattım, annem de bana hayatın iki yüzü olduğunu söyledi ve bunu internetten izletti. Ben şimdi anlamıştım, biz burada güzel güzel yaşarken onlar çok zor durumda ve bende onlara bir kaç eşya yolladım ve herkese bunu yapmaları gerektiğini söyledim.