KÜTÜPHANEDEKİ SESLER-4. BÖLÜM

Dilara hala düşünüyordu. Olacakları bir düşündü, evet Konstantin çok kızabilir, onu tekrar zindana gönderebilirdi. Ama belkide orada bir şey yoktu. Merak duygusu onu yeniyordu

.

Sonunda merakına yenik düştü ve tabloyu araştırmaya başladı. Tabloda herhangi bir isim veya imza yoktu. Bu onu biraz kuşkulandırmıştı. Daha sonra tablonun arkasına baktı. İlk başta hiçbir şey göremedi. Tam pes etmek üzereyken bir çıkıntı buldu. Evet, galiba aradığı şey oradaydı. Tabloda ancak çok dikkatli bakılınca belli olan bir çıkıntı vardı. Tam o çıkıntıya elini uzatacak iken hizmetçi kadının geldiğini gördü. Hemen oradan elini çekti ve tabloyu sadece inceliyormuş gibi yaptı. Kadın kaşları çatık bir halde kızgın kızgın ona doğru geliyordu. Yanına geldiğinde sinirli bir şekilde Dilara’yı sertçe kolundan tutarak geri itti ve ona:

– Ne yapıyorsun sen burada! Bir daha seni buralarda görmeyeyim!

Dilara sevimli görünmeye çalışarak:

– Özür dilerim efendim, bilmiyordum. Bir daha gelmem.

Kadın yumuşamışa benziyordu. Dilara hemen fırsattan yararlandı:

– Efendim, ben şimdi ne yapabilirim?

Dilara bu soruyu ona sormuştu, ama daha sonra pişman olacaktı. Çünkü o kadın da en az Konstantin kadar acımasızdı. Hemen emirleri sıralamaya başladı: 

– Önce mutfaktakilere kahvaltı için yardım edeceksin. Daha sonra bütün yatak odalarını temizleyeceksin. Ah bir de şunu unutma, her Perşembe biz de çamaşır günüdür. O yüzden bugün çamaşırların yıkanmasına yardım edeceksin. Şimdilik bu kadar, ama daha çok işin var. Hadi, daha ne duruyorsun!

Dilara korkuyla hemen koşmaya başladı. Hem merakını yenememişti, hem de bu kadar işi ne zaman bitireceğini bilmiyordu. Acaba ne yapacaktı?

(Hikayemizin 5. kısmı en kısa sürede ben tarafından yazılacaktır. Keyifli okumalar…)

Bu gönderiye oy ver!
[Toplam: 3 Ortalama: 5]
Bu gönderi Masal, Öykü. kategorisinde gönderildi.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir