Merhaba benim ismim Emre.Ben doğayı çok sevdiğimden dolayı,pek beton evleri,sokakları vb. şeyleri sevmem.Fakat evlerimiz olmasa barınabileceğimiz bir yerde olmayacağını bildiğim halde sokaklardaki yapıları hiç ama hiç sevmiyordum.Bana karanlık ve soğuk geliyordu.Aylar ayları,günlerde günleri kovaladı.Bir kış sabahı uyandım ve giyindim.O kadar heyecanlıydım ki kahvaltı yapmayı bile unutmuştum.Hemen kapıya doğru ilerleyip,dışarı çıktım.Dışarıda karı incelerken birden bire bir güvercin gördüm.İçimden onun hala neden sıcak yerlere göç etmediğini düşündüm.Ve birde baktım güvercin çok üşüyor.Hemen onu ellerime aldım:
-Küçük güvercin,neden hala göç etmedin? Beni anlarmışçasına üzülerek gözyaşı döktü.Bende:
-Güvercin lütfen ağlama,üzülme. dedim. Güvercinde “Tamam” dermişçesine kafasını salladı.Ben ona:
-Neden güneye göç etmedin?deyince.
kuşta uçtu ve görünmez oldu.Birden onu düşünmeye başladım ki güvercin yeniden geldi.Fakat bu sefer ayaklarında tuttuğu bir kağıt vardı.Hemen kağıdı aldım ve okudum.Kağıtta şunlar yazıyordu:Ben güvercin üşüyorum,açım ama bu bütün zorluklara rağmen hayattayım ve burdayım.Beni hayata bağlayan şeyler senin nezaketin ve sokak. Deyince birden bire düşündüm:Onu hayata bağlayan şeylerden birisi neden sokak olabilirdi ki? hemen sordum:
-Sokak seni neden hayatta tutuyor? Güvercin yeniden gitti ve ayaklarında bir kağıt daha getirdi.Bu kağıttada şunlar yazılıydı:Ben sokakta yaşamak isterim,sokak benim yuvamdan öte yuvam gibidir.Ben bu tatlı sokaklarda yaşamayı açlığa,susuzluğa tercih ederim. Notunu görünce şaşırdım.Bu güvercin açlıktan ve soğuktan yaşamını yitirir.Diye düşündüm ve eve götürdüm.Onu sıcak sobanın eşliğinde ısıttım.Sonrada ona marketten aldığım malzemelerle mini bir sokak yaptım.Kuşta orada mutlu mesut yaşadı.O günden sonra hep sokağı sevdim ve sokak artık bana neşeli bir oyun parkını yansıtıyor.

Harika.