Bir sonbahar sabahında erkenden uyandım. Önce elimi ve yüzümü yıkadım sonra da kahvaltı yapmak için mutfağa gittim. Annem mutfakta kahvaltı hazırlıyordu. Kahvaltı hazır olunca kahvaltı yaptım ve evden ayrıldım. En yakın arkadaşım Beren’in kapısına gittim ve kapıyı çaldım. Kapıyı annesi Merve teyze açtı.
“Hoş geldin, Helin’ciğim, buyur.”
“Hoş buldum Merve teyze, Beren evde mi?”
“Hemen çağırıyorum Helin’ciğim.”
Beren gelince beraber dışarı çıktık ve oynadık. Oynarken Beren birden yere düştü ve ağlamaya başladı. Bacağı kanıyordu. Beren’i hemen yerden kaldırdım ama yürüyemedi. Hemen onu banka oturttum. Hızlıca gittim ve Merve teyzeyi çağırdım. Merve teyze geldiğinde Beren yürüyemeyecek hale gelmişti. Bu yüzden hastaneye gittik. Beren’in bacağını alçıya aldılar ve eve geldik. Annem beni çok merak etmişti. Anneme durumu açıkladım. Ertesi gün ziyarete gittim ve artık Beren’in bacağı iyileşene kadar onların evinde oyun oynayacağız.