Empati… Ruha katılan duyguların adıdır. Sınırsız duyguların buluşma noktası ve sınırsız hislerin harmanlanmasıdır.
Empati, toplumda bilindiği kadarıyla birinin yerine kendini koymak gibi kavramlarla karşılansa da öyle değildir. Empati, sadece kendini başka birinin yerine koymak değildir, kendini başka birinin yerine koyup okuma çabasıdır. İstediği kadar kendini başka birinin yerine koysun, eğer onu okumaya, o insanı anlamaya çalışmazsa bu hiçbir işe yaramaz. Düşünsenize kendinizi başka birinin yerine koyuyorsunuz. Sizce bir değişiklik hissedilir mi? Açıkçası, ben pek inanmıyorum. Onu okumaya çalışmazsanız nasıl kendinizi onun yerinde hissedeceksiniz ki?
Bedenimiz ve ruhumuz bir yapbozu andırır. Çeşitli parçaları vardır; mutluluk, umursamazlık, üzüntü, sevinç, utanma ve daha sayamadığımız birçok duygu… Her yapboz parçasına bir duygu düşer. Fakat yapbozu tamamlamaya başladığınızda bir şeyi fark edeceksiniz, bir yapboz parçası eksik… Ve bu da tahmin edebileceğin gibi empatiden başkası değil. O eksik parçayı yapbozla kavuşturmazsanız, o yapboz tamamlanabilir mi? Empati de ruhumuzun ve bedenimizin eksik parçasıdır. Çoğu insan bunun farkına varamasa da empati belki de duygularımızın ana kraliçesidir.
Empati, birbirimizi birbirimize bağlayan altın bir bağdır. Birbirimizi anlamayı sağlayan, herkesin ruhunda bulunması gereken bir yapboz parçasıdır.
Empati gerçekten çok önemli ve ne yazık ki önemli olduğu kadar da toplumumuzda eksik bir duygu. Bu konuya değindiğin için teşekkürler.
Ne yazık ki yeteri kadar empati kurabilen bireyler değiliz. Eline sağlık.