BÜYÜLÜ GÖL

Bir varmış bir yokmuş evvel zaman içinde kalbur zaman içinde bir göl varmış tabii göl deyip geçilmezmiş bir yakasından diğer yakası gözükmezmiş hırçın bir okyanus misaliymiş tabii sadece birileri bu göle girdiği zaman sanki orman dili var da göle söylüyormuş gibi sisli bir ilkbahar günü Şimşek ailesi alışverişe  çıkmaya karar vermişler bu aile 5 kişi olup bir anne bir baba ve 3 çocuktan oluşuyormuş ve şu ünlü mağazanın  içine girmişler çocukların büyüğü olan kız çok güzel bir elbise beğenmiş fakat babası bu elbiseyi almasını kabul etmemiş ve kız da ne yapıp edip bu elbiseyi çantasına sıkıştırarak gizli kaçak bir şekilde çalmış aklındaki fikir ise şuymuş o elbiseyi eve getirdikten sonra babası illa ki kabul etmek zorunda kalacak diye düşünmüş. Arabada   babasının ani fren yapması sonucu kız yere düşmüş ve bir anda nefes alamamaya , ıslanmaya  başlamış kızın neler olduğunu aklı hiçbir şekilde alımıyormuş saatler geçmiş ve güneş batmak üzereymiş. Ormanın kıyı kesimlerinden insan sesleri geliyormuş . Kız daha doğrusu ,  peri kızı hop diye suya atlamış ve boğulmadığını fark etmiş  suyun içine ona en sevdiği sosisliyi andıran bir şey düşmüş zaten yeterince aç olan kız onu yemiş ve oltasında kıpraşma olan balıkçıda hemen çekmiş oltasını yukarı doğru sonra bakmış ki bir peri kızı ve sırtındaki kocaman kanatları .İyi kalpli balıkçı hemen peri kızına yardım etmiş ve bu Büyülü Göl’ ün büyüsünü bilen balıkçı kızı tekrardan suya fırlatmış kız kafasını kaldırdığında bir bakmış ki arabada koltukların altında imiş. Genç kız bu olaydan sonra bir elbise uğruna hırsızlık yaptığını anlamış ve ömrünün bundan sonraki zamanında anlamış ki bir kötülük yaparsa bu hiçbir zaman karşılıksız kalmayacak.

Bu gönderiye oy ver!
[Toplam: 2 Ortalama: 4]
Bu gönderi Masal. kategorisinde gönderildi.

3 düşünülmüş “BÜYÜLÜ GÖL

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir