DOLUNAY

Soğuk bir akşam günüydü, yalnızdım. Herkes uykudaydı. Ev adeta sessizliğe bürünmüştü. Sonra bir tıkırtı geldi. Etrafa bakındım, yanıbaşımdaki o kitap hala öylece duruyordu ”Dolunay”. O kitapta bir şey vardı, hissediyordum.Düşüncelere dalarak uyuya kaldım.Uyandığım zaman her şey çok garipti sanki bu oda benim değilmiş gibi.
Sonra fısıltılar duymaya başladım. Sanki birileri benimle ilgili bir şeyler konuşuyorlardı.Etrafıma bakındım kimse yoktu. Sonra ayaklarından bir tozla uçabilen peri tarzında bir yaratık çıktı karşıma, bana bir şeyler anlatıyordu fakat anlamıyordum.Sanırım onlarında kendi tarzlarında bir dili vardı.Çok güzel, mor renkli saçları olan bu yaratığa kim olduğunu söylemesini, burasının neresi olduğunu ama onlardan önce onu anlamadığımı söyledim.
Yaratık bana adının Samara olduğunu, buranın ise Aynalar Ülkesi olduğunu ayrıca düşüncelerimi okuduğu için benim ilk önce onu peri sanıp ancak çok fazla benzemediğini düşündüğüm için ona yaratık ismini takmama çok bozulduğunu söyledi. O aslında bir aynaymış.Sadece benim ile iletişim kurabilmek için bir peri kılığına girmiş. Ayrıca o ”Dolunay” kitabının içinde olduğumuzu ve Dolunay Evresi’nin tozları birkaç aydır onlara ulaşamadıkları için enerjilerinin bitmek üzere olduğunu bana söyledi.
Ve birden bir fırtına koptu ve bize dedi ki:

-Devam edecek-

Bu gönderiye oy ver!
[Toplam: 1 Ortalama: 5]

Bu gönderi hakkında ne düşünüyorsun? “DOLUNAY”

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir