Evde tek başımaydım.Gerçi buraya ev denmezdi ki bir kulübe idi. Bir odası vardı ve birde küçücük mutfağı.Dağın başındaki tüm evler buna benzerdi ama onların bizim evden farkı içeride banyoları olmasıydı.Bizim evimizi sevmiyordum çünkü her yanı dökülüyor çatlamayan yeri yoktu kış gelince hiç yıkanamıyordum her yanım kir içinde kalıyordu ama yapacak bir şey yok ben bu eve alışmıştım çoktan çünkü ben 3 yaşımda annem ve babamı kaybettim onları kaybedince beni dedemin yanına bıraktılar dedem ise 65 yaşında saçları sakalına girmiş çok tatlı bir adamdı.Onu her zaman çok sevdim sabah kahvaltımız her zaman aynı olurdu 2 adet yumurta ben başka bir şey yediğimizi hiçbir zaman duymadım sabahtan sabaha yerdik yemeklerimizi. olsun dedemde benim canımdı ama biliyordum ki oda bırakacak gidecekti beni acaba ben kim ile kalacaktım.Kim sahip çıkardı ki ben gibi çocuğa bugün sabah dedem odun toplamaya gitti ve uzun süre gelmedi bende sessizce oturmuş topladığım taşları sayıyordum.Bir anda kapı çalındı korktum kapıya koştum kim o dedim tanımadığım bir kişi aç ali kapıyı dedi açmak ile açmamak arasında kararsız kaldım sonunda açtım adam bana toparlan dedi bende nereye dedim oda şu sözleri söyledi ‘deden öldü’ bir anda şok oldum ne diyeceğimi bilemedim olduğum yere yığıla kaldım hemen beni yatağa yatırmışlar ayıldığımda herkes başımdaydı dedem nerede dedim onlar öldü dedi 3 gün 3 gece ağladım sonra bir amca geldi köyün belediye başkanıymış bana kıyafet getirmiş ben artık çocuk esirgeme kurumunda kalacakmışım
başarılı olmuş