Burak heykelin arkasından Kleopatra’yı seyretmeye devam etti. Şuana kadar yaşadığı bütün olayları gözden geçirdi ve düşünmeye başladı. Kleopatra’nın mezarı açıldı. Etrafı bir sis bulutları sardı ve orada bayıldı. Uyandığında kendisini bir sultanın tahtında gördü. Neler oluyor derken bir adam çıktı ve ”Ben sizin yardımcınızım. Her zaman emrinize amadeyim”dedi. Aradan bir saat geçer ve Burak orada sultanlar gibi yaşar olmuştu. Zaten nasıl olduğu bilinmeyen bir sultandı. Burak yorulduktan sonra bir cam kenarına geçer. Derin derin nefes alır ve ailesinin resmine bakarak ağlamaya başlar ama oda ney karşıdan gelen 2 tane koca fil görür.
Hemen aşağıya iner ve neler olduğunu sorar. Buna cevap veren yardımcı şöyle der.”Sadece izle ve gör.”Filler içeri girer girmez Burak fillerin üstünde şenercesine parti veren insanlar görür. Bunların onun için olduğunu anlar. Aradan yine vakit geçer herkes eğlenceye devam eder. Burak arkasına döner ve incelemeye başlar. Bir bodrum katı görür ve aşağıya iner. Uzun bir merdiven yolculuğundan sonra bir laboratuvar görür. Parmağını bir masaya değdirir ve parmağını koskocaman bir toz kaplar ve içinden şöyle der.”Burada amma da eskiymiş hee biraz uğraştan sonra kimya ile ilgili deneyler yapabilirim.”Diyerek kendi esprisine kendi güler.
Şimdi de aklına farklı bir şey takılmıştı. Birincisi ben buraya nasıl geldim ? İkincisi ise ailem kaçırıldı ve ben nasıl bu kadar rahat olabiliyorum ? Burak incelemeye devam ederken periyodik tablonun arkasında bir not bulur ve şöyle der.”Ama ama bu olamaz!..”
4.BÖLÜM SONU SEVEREK OKUYAN HERKESE TEŞEKKÜRLER…