Dağlarınla, taşlarınla ,yaylalarınla ve fındık bahçelerinle ,her şeyinle güzel bir köysün. Bir de denizin öyle güzel parlıyor ki insanın içini ısıtıyor . İnsanda denize atlama ihtiyacı hissettiriyorsun . Yazın yağan yağmurunla ,kışın yağan karınla bambaşka bir Giresun oluyorsun . O dik yokuşların,insanı coşturan horonların. Her şeyin bir başka senin .
Derelerden akan suyun şırıltısı, mis gibi kokan çiçekleri,yeşil yeşil fındıkları insanın içine huzur doldurur . Giresun’un havasını içine çektiğin zaman huzuru bulduğunu hissedersin. Yazın “cik cik”öten kuşları ,şırıl şırıl akan dereleri bir gör, bir duy işte o zaman kendini cennette gibi hissedersin . Bence turistlerin görmesi gereken tek şehirsin . Hiçbir yerde bulunmaz senin gibi bir köy.
O dağların içindeki evlerin tam bir huzur binası. Huzur ve mutluluk taşıyor. Bu huzur ve mutluluk yerini kaybettirmiyor çünkü;oranın iyi kalpli insanları onları daima kolluyor. İnsanları ile büsbütün bir cennet adası gibi kokuyor . O cennet adasını ben buldum ve köyümde çok huzurluyum .
PINAR KARAKULLUKÇU
Sevgili Pınar köyünü öyle güzel anlatmışsın ki , oralara gidesim ve göresim geldi.