Ayça, o sabah yağmurlu bir İstanbul sabahında uyandı. Uyanır uyanmaz cama bakarak yağmur yağdığını gördü ve Ayça, yağmurda oynamayı çok severdi. Hemen kahvaltısını yaptı ve hazırlandı. Tam kapıdan çıkacaktı ki beresini takmadığını fark etti. Aceleyle sarı şapkasını takarak evden çıktı ve arkadaşı Betül’ün evine gitti. Ayça kapıyı çaldı ve kapıyı Betül’ün annesi Mehtap teyze açtı.
Mehtap Teyze: Hoş geldin Ayçacığım buyur.
Ayça: Mehtap teyze Betül’ü çağırır mısın?
Mehtap Teyze: Betül evde yok. Teyzesinin evine gitti.
Ayça: Tamam Mehtap Teyze , görüsürüz.
Ayça tam evinin önüne gelmişken ayağı kaydı ve yere düştü. Ayça ağlayarak ayağa kalktı ve evin kapısını çaldı. Kapıyı annesi açtı.
Ayça’nın Annesi: Ayça ne oldu, neden ağlıyorsun?
Ayça: Anne yere düştüm bacağım çon acıyor.
Ayça’nın Annesi: Ayça içeriye gel, bacağın çok kanıyorsa hastaneye gidelim.
Ayça: Tamam anne.
Ayça’nın annesi Ayça’nın bacağına baktı ve hastaneye gitme kararı aldılar. Ayça çok endişeliydi. Bacağına bir şey olursa bacağı iyileşene kadar yağmurda oynayamayacaktı. Hastaneye vardıklarında doktor röntgen çektirmeleri gerektiğini söyledi. Röntgeni çektirip doktorun yanına gittiler ve doktor rönrgen testine bakıp Ayça’nın bacağının kırık olduğunu söyledi. Ayça, bacağının kırık olduğunu duyunca ağlamaya başladı ve doktor Ayça’ya ağlamaması gerektiğini söyledi.Ayçalar hastaneden çıkıp eve gittiler ve Ayça’ nın arkadaşları, Ayça’nın evine geçmiş olsuna geldiler. Ayça, bacağı kırık olduğu için çok üzgündü. Ertesi gün yağmur yağınca, Ayça yağmurda oynayamadığı için üzgünken, Ayça’nın annesi içeri girdi.
Ayça’nın Annesi: Ayça, üzülmene gerek yok, bacağın iyileşince gidip istediğin gibi ysğmurda oynayabileceksin.
Ayça: Bacağım ne zaman iyileşecek anne?
Ayça’nın Annesi: Çok yakında iyileşecek Ayçacığım.
Ayça: Tamam, anne!
Ayça, neredeyse bir ay ayağı iyileşsin diye dua etti ve bacağı sonunda iyileşti. Ayça bir ay s sonra ilk defa yağmurlu bir günde oyun oynayabilecekti. Ayça, onca gün sonra ilk defa mutlu olmuştu.