Gülümseme, sonucunda oluşan şeydir mutluluk. Bir gözyaşı, yanaklarında bir ıslaklık, boğazında bir yumru ve daha niceleri… Gözlerine iner bir perde, şeffaf bir gözyaşı esir alır gözlerini, canın yanar ve acır. Peki, sorsam size, acının yanında size kattığı şey nedir? Üzüntü, hissizleşme, kırıklık ve bedenine batan alev almış demirlerden başkası değil…
Gülümseme, insanlara vaat edilen bir nimettir. Hayata neşe, mutluluk ve ümit veren tek şey. “Bir gülümseme ne katar ki hayatımıza?” diye soranlarınız elbette olacak, bilirim. Bir gülümseme bir arkadaş bahşeder, arkadaş ise seni yeni bir hayata hazırlar. Mutluluğun peşinde sürüklediği şey değildir gülümse. Çünkü mutluluk gülümseme değil, gülümseme mutluluğu hediye olarak verir bize.
Gülümsemek, gözlerinde hissettiğin parıltı, yanağında hissettiğin derin çukurdur. Bir insan güzel bir iş yaptığında gülümser, bir şiir okuduğunda, bir yazı yazdığında, bir roman bitirdiğinde olumlu bir tecrübe kazandığında bunları pekiştirmek adına gülümser. Peki, romanı bitirmesi, olumlu bir tecrübe kazanması yeni bir hayatın başlangıcı değil midir? Öyledir. Gülümseme budur işte. Yeni bir hayattır, yeni bir ufkun açtığı, hayatına bir dokunuşuyla çok şey katan bir anahtardır.
Anlatım ve betimlemeler çok güzel. Cümlesi cümlesine gerçekten çok hoşuma gitti. Bu gibi yazılarınızın devamını bekliyorum.
Teşekkür ederim, inşallah.
Esra Öz, betimleme ve kurduğun cümleler çok derin, çok güzel tebrik ederim…
Çok teşekkür ederim, daha iyilerine inşallah.
İnşallah ben teşekkür ederim.
Betimleme ve cümle kurma yeteneğin cidden çok iyi daha iyilerine umarım…
Güzel olmuş beğendim 😛
Teşekkürler.
Esra, anlatımın çok güzel. Eline sağlık.